Arkadaşlık Mefhumu

“Samimiyetsizlik dünyasından merhabalar.” Böyle sesleniyor her bakış artık bize. Gülümseyen bir yüz, tokalaşan bir el dahi artık farklı sanki. En azından buraları öyle.

Klişeleşmiş bazı şeyler var megaköylerde. Ara sıra düşünüyorum acaba bu standartları belirleyen bir kurum mu var diye? Bize devamlı geliştiğimiz, aydınlaştığımız söylense de bunun yanında bizden bir şeyler götürdüğünü kimse inkar edemez. Doğumumuzdan itibaren, sırtımızdan itile itile bir savaşın içine sürüklenmişiz barış dünyasında. Başta neden ve nasıl kelimeleri haznemizden alınmış. Kararları verenlerin kementleri ile hareketimiz sağlanmış. Sonrası.. Sonrası zaten belli. İstenen kişi oluveriyoruz.

Peki ya dostluklar? “Dost”. Ne kadar da ağır bir kelime değil mi? Acaba kaç kişi gözünü kapatıp “şu veya şunlar benim dostum” diyebilir acaba? Hele arkadaşlık?

İnsanlar genelde bir menfaat üzerine insanlarla tanışırlar. Sonra yine bu menfaat dolayısı ile aralarında bir bağ oluşur. Örneğin okul, iş, yolculuk, aşk? Kişilerin arasında bir ortak nokta vardır muhakkak. Okuldayken yoklamaya imza atacak, kendisi ile kantinde oturacak bir arkadaş, işteyken beraber yemeğe çıkacak, kısa sohbetini edecek bir arkadaş, aşkta ise ruhun gemisi olan nefsi okşayacak bir sevgili. Günümüzde en azından bu kavramlar böyle, buna indirgenmiş durumda.

Neden bunu inceliyorum? Esasında soruyorum kendime, sorguluyorum. Hep cevabım şu; “ortak noktanın sağlamlığı”. Artık insanlar birbirinin gözüne bakamıyor. Herkeste bir bezginlik ve ümitsizlik var. Anını kurtarmaya çalışan kişinin bakışları sizinle beraber o bir anı daha öldürmek istiyor gibi. En azından o en korkulan şeyden bir süreliğine daha kurtulmuş oluyor; yalnızlık.

Biraz geriye gidelim. 1300’lü yıllar. Osmancık sesleniyor; “Kardeşlerim, biz imanımız yüreğimizde, gücümüz bileğinde pehlivanlar, vatanımız için şehadet şerbetini içmeye hazırız! Benimle misiniz?”

Ben böyle dostluklar, böyle amaçlar, böyle hayatlar göremiyorum artık. Tek gördüğüm kayıp şehrin hayalet siluetleri. Bir insanın en yakın arkadaşına seslenişi “kanka-kanki” olmuş. En sevdiği arkadaşına durup dururken bağırıp çağıranlar türemiş. Sadece metin bazlı bir program vasıtası ile aşk?lar biter olumuş. Sohbet bitmiş.. Mesk bitmiş.. Hayatlar bitmiş..

Siz de farkında mısınız, bizler, bizim için programlanmış olan standartlar peşinde koşar olmuşuz. Sorgulamak yok. İnanmak yok. Araştırmak yok. Verileni al.. verileni al.. verileni al!

“Kardeşlerim, eğer benimleyseniz, kendinize edindiğiniz bir amacınız ve o amaçta asla sizi yalnız bırakmayacak kardeşleriniz olsun. Ona koşun fakat her zaman elinizde kitabınız olsun, doğru olun, dürüst olun ve inanın. İşte o zaman hayat denen şeyin tadını alacaksınız.”

not: sizin de doğum gününüz kutlu olsun :)

AJAX ve Şahane Ajax Örnekleri

Yok hayır, ne deterjan ne de bir futbol kulübünden bahsedeceğim.

Esasında şu günlerde internet programlama ile uğraşmayanlar dahi bu yepyeni uygulama dilini bilir oldu. Bilmeseler bile bu şirin dilin getirdiği yenilikler muhakkak dikkatlerini çekmiştir.

Ajax aslında yeni bir dil değil. Sadece varolan bir şeyin güzelce isimlendirilmişi. Açılımı; Asynchronous JavaScript and XML yani kulağa hiç de yabancı gelmeyen öğelerden oluştuğunu görüyoruzdur sanırım. Ajax’ın temel mantığı XML tabanlı HTML Requestlerin kontrolünü sağlamak. Elbette bu daha önceden de vardı fakat Ajax bize pek çok yenilik, kolaylık ve pratiklik sağladı. Bir kere XMLHttpRequest ismini AJAX ismine çevirdi :)

Ajax’ı kısaca tanımlayacak olursak; interaktif web yazılımları için geliştirilmiş, sunucu ile az miktarda konuşup verileri sayfayı yenilemeden, sadece belirlenen bir alanı yenileyerek güncelleyen bir dildir diyebiliriz. Elbette bu çok dar bir tanım. Fakat şimdilik bu kadarı kafamızda otursa kafi.

Peki nasıl yapıyor bunları?

- Mantığı çok karışık değil. Öncelikle bahsettiğimiz veritabanı vs. yerlerden verileri alırken XML dilini kullanıyor. Bu da çoğu zaman Türk kullanıcılarının canını sıkabiliyor, zira Türkçe karakterler bazı uygulamalarda problem yaratabiliyor.

- CSS seviyor, çünkü DIV denen bölmelerin içinde varlığını çok raht gösteriyor. Class yapısını seviyor.

- Java Script ile kütüphanelerini kullanarak basit bir HTML sayfasından bunları hızlıca kullanabilmemizi sağlıyor.

- XMLHttpRequest ögesi gerektiriyor. Baştada belirttiğim gibi bu uygulamanın esası Request üzerine kurulu. Bunun için halihazırda pek çok Ajax Framework geliştirilmiş durumda.
Şimdi de güzel Ajax uygulamaları linklerini vererek sizleri bu güzel dile iyice davet ediyorum.

En güncel ve şahane kaynak:

http://www.ajaxrain.com

* Ajax Frameworkleri

Jquery : http://jquery.com/ ve User Interface: http://ui.jquery.com/ (canavar)

Bence en sağlamı bu. http://docs.jquery.com/Plugins adresinden bununla yapılmış pluginleri inceleyebilirsiniz

Moo : http://mootools.net/

script.aculo.us: http://script.aculo.us/

* Animasyon Kütüphaneleri

Çoğul kullandım ama pek fazla yok bunlardan. Benim bildiğim, hayran kaldığım şu var.

http://berniecode.com/writing/animator.html

* En popüler uygulamalar

1- Light box

http://www.lokeshdhakar.com/projects/lightbox2/

(Bonus: Light box Gone Wild: http://particletree.com/features/lightbox-gone-wild/ - Grey Box: http://orangoo.com/labs/GreyBox/ )

2- Live Validation

http://www.livevalidation.com/

3- Image Cropper

http://www.defusion.org.uk/demos/060519/cropper.php

4- mxGraph

http://www.mxgraph.com/demo.html

5- Sliding Tabs

http://extjs.com/deploy/ext-2.0-alpha1/examples/tabs/tabs-adv.html

6- Drag and Drop Portal

http://blog.xilinus.com/prototype-portal/test/index.html

7- Fisheye

http://positionabsolute.net/blog/2007/08/prototype-fisheye.php

8- Gridview

http://extjs.com/deploy/ext-2.0-alpha1/examples/grid/grouping.html

http://dotnetslackers.com/projects/AjaxDataControls/GridView/ComplexEditing.aspx (.net)

Umarım işinizi görecek bir döküman olmuştur.