Türkiye’de İnternet ve Ekmeğini Yiyenler

Uzun bir aradan sonra merhabalar.

Sitemkar yazılarımdan birine daha hazırım gibi, yok hayır gözüm seyirmiyor. Birkaç gündür fark ediyorum ki internetin kaymağını yiyenler tamamen internet ile ilgisi olmayan fakat buradaki boşluğu fark edip yatırım yapan kişilerden oluşuyor. Ve bu adamlar her yerdeler, olmaması gereken yerdeler. Oluşturdukları bir network dahilinde biz harikalar yaratan rüyalar takımıyız edasıyla koşuşturuyorlar. Yine bu süper adamlar projelerinde kendi elemanlarının sadık olmalarına göre değişen bir başarı grafiklerine sahipler lakin asıl dikkati çeken, bu kişilerin internet teknolojileri hususunda gelişmiş bilgilere sahip olmadıkları halde, ceplerindeki paraya göre o seminer senin, bu konferans benim koşturup uzman olarak konuşmaları. Elbette bu da Türkiye’de işlerin nasıl anlamsızca ilerlediğini gözler önüne seriyor.

Yurt dışına baktığımızda çoğu sermaye sahibi, tepede olmak yerine arka planda olmayı tercih ediyor. Sebebi basit zira adamlar, tepedeki adamın yalnızca bir onay mekanizması değil aynı zamanda yaratıcı, işini bilen, gerektiğinde kolları sıvayıp işi tek başına yönetebilecek seviyede olaması gerektiğini iyi biliyorlar.

Türkiye’de son yıllarda internet gerçekten önemseniyor. Fakat ansızın ortayı çıkıveren “uzman”lar bizim gibi işi başından aşkın adamların yokluğunda, interneti yalnızca bir “imaj” hadisesi gibi sunmakta, esasında oldukça karmaşık bir teknoloji olan “web 2.0″ gibi bir kavramı ruj ve rimeli anlatır gibi aktarmaktadırlar. Zira onlar üretimden ziyade, kullanım ile ilgilenmişlerdir ve onları tek ilgilendiren kullanıcıya daha “satılabilen” şeyler sunabilmektir.

İş bu sebepten dolayı, üzgünüm ama Türkiye bireysel çabalar hariç, ortaya yeni bir teknoloji çıkartamayacak, devamlı tüketen bir ülke konumunda kalmaya devam edecektir her sektörde olduğu gibi.

Umarız bir gün biz de üreten bir ülkenin, üreten elleri oluruz.