Bilgisayar mühendisliği ve Modern Amelelik

Başından beri Türkiye’de pek çok mesleğin anlaşılamadığını, meslek sahiplerinin esasında mesleklerini uygulayamadıklarını, sonucunda da bunu mutlak bir doğru olarak görüp yaşamak için gerekli ne varsa yapmayı kabul ettiklerini söylüyorum.

Bilgisayar teknolojileri belki de bu listenin en başındadır. Şimdi seyrimize bakacak olursak bir mühendis çıkar, kendi alanını ile ilgili uygulamaları izler ve denetçi, uygulayıcı olmaya çalışır. Senelerce aldığı eğitim sonucu bir yere girer. Daha sonra tüm bu palavra kenara bırakılıp eline bir klavye, yakasına bir çaylak etiketi karşısına da bir monitör koyulur.

“İtiraz yok! Bu kişi bilgisayar mühendisi olabilmek için bizim geçtiğimiz aşamalardan geçmeli! Herkes bir gün amele oldu ve evet! Senin de beklediğin an geldi, al bakalım, az sonra vereceğimiz tüm hangarya seni bekliyor. Biz analizleri ve toplantıları halledelim ki sana iş çıkartabilelim. Senin bizim işlerimizi takip etmene gerek yok, hele bir senelerini geçir sonra belki seni küçük toplantılara sokarız. Kim bilir masan artık seninmiş gibi hissedebilirsin.”

Bazen düşünüyorum, Türkiye’de bilgisayar mühendisi ile bilgisayar programcısı arasında ne fark var diye. Söyleyeyim, en azından şu günlerde bir taze bilgisayar mühendisi ile biz taze bilgisayar programcısı arasında hiçbir fark yok. Birisi on yıl sonra diğerinden belki bin ytl daha fazla maaş alabilir.

Peki bu insanlar buralarda ne yapıyor? Bazılarına göre deneyim kazanıyor, bazılarına göre vakit kaybediyor. Bana göre mi?

Bana göre hem zaman kaybediyorlar, hem deneyim kazanıyorlar. Bakın ortak iki nokta var, esasında ikisi de iyileştirilebilir. Bizler koltuklarda çürürken, bilgisayardan anlamayan kıl tüy uzmanıyım sıfatı ile gezinenler, milyon dolarlık fiyat biçtikleri esasında birkaç saatlik basit işleri kapıyorlar. Tek farkları onlar bize iş veriyor, biz iş yapıyoruz.

Bazen domates yetiştiricili ve zirai hususlar ile ilgili bilgiler edinmek istiyorum. Uçsuz bucaksız bir bozkır içinde dumanı tüten bir sakinlik diyarı hayal ediyorum. Nefret ediyorum adaletsizlik, saçmalık ve “düzen” olarka kabul görmüş “düzensizlik”ten.

  1. samil said,

    Aslında yer yer haklı bulsam da buna tam olarak katılamıyorum. Bilgisayar mühendisi olmadan da insan kendisini çok iyi yetiştirebiliyor olsa da, mühendislik okuyarak bazı şeyleri formal bir eğitimle alıyoruz. Bu kendim hacker olacam diye uğraşan çocukla, CEH eğitimini alan adam farkına benziyor biraz. Benim burada tek kızdığım şey sapla samanı birlikte vermeleri ;) Aynen bu sertifika programları gibi uygulamalı, verilen bilgiler de pragmatist olsa biraz daha şu eğitim sisteminde, çok yol katederiz gibi geliyor.
    Bir işte bizi bir süre deneyecekleri kesin, ama bu süreçten çok karlı çıkabiliriz gibi geliyor bana. Şunu belirtmekte fayda var, karamsarlığa düşmemişse, zeki bir insan(ki mühendis yani;) her sistemde bir açık bulabilir, kendini durumdan karlı çıkarabilir. Eğitim sistemi, amele gibi deneme sistemi, bilgisayar sistemi…
    Saygılarımla…

  2. ünal kırıkcı said,

    Abdullah arkadasım öncelikle yazdıklarına tamamen katılıyorum.Fakat sen olaya tamamen kendi açından bakarak durumu özelleştirmişsin gibime geliyor.Bu yazıyı okuduktan sonra senin bilgisayar mühendisi olduğunu düşündüm.Peki sen bunları yazarken bilgisayar programcılarının ne halde olduklarını hiç düşündün mü ? Bu ülkede adına meslek yüksek okulu dedikleri ve üniversite olarak adlandırdıkları,binbir dertle öğrenci aldıkları bu kurumlardan mezun olan arkadaşlarımız sadece 2 sene üniversite okudukları için 15 ay askerlik yapıyolar.Açıköğretimi bile bitiren sözüm ona üniversite mezunları 5 ay askerde takılıp giderken bilgisayar programcıları vatana hizmette kusur etmiyolar.İş hayatında 10 ay demek,insan hayatında 10 ay demek nelerdir onuda yaşayan bilir.Sence adalet bunun neresinde ? Bilgisayar mühendisleri piyasada ne kadar harcanıyorsa yüksekokul mezunları yaşam da bir o kadar harcanıyor. Bu ülkede hiç bişeyin içi dolu değil herkes etiket kullanıyor.Bilgisayar mühendislerininde en azından etiketleri güzel görünüyor.Yazıcak çok sey var ama zamanım yok malesef.

    Saygılarımla

Leave a Comment

You must be logged in to post a comment.